İşletmenizde dış kaynak (outsourcing) kullanıyor musunuz?
 

Bir Varmış Bir Yokmuş

Kalite Politikamız:

Müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını, güvenilir ve sistematik bir şekilde, kaliteden hiçbir şart altında ödün vermeden karşılamak.

İletişim


E-mail: info@hrona.com

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 6 konuk çevrimiçi
RSS ile sitenizdeki yenilikler ziyaretçileri kolayca bulur, cep telefonundan bile okunabilir.
Kablolamaya gerek kalmadan, mevcut elektrik şebekesini kullanarak, ağ oluşturabilirsiniz!
Yeni ticaret kanununa göre her firma elektronik imzalı belge hazırlamak zorunda. Gecikmeyin!
CMS çözümlerimizle web sitenizi proje yönetimi ve iş programı denetimi için kullanabilirsiniz.
Telefon santraline ve telefonlara servet harcamayın. En ekonomik çözüm, daha duymadığınız.
SEO çözümlerimizle sitenizin mümkün olan en üst sırada yer alacağını garanti altına alalım.
Bir masaüstü bilgisayarı birden fazla kişi kullansın, demirbaş maliyetiniz kolayca düşsün..
Dış kaynak kullanımı (outsourcing), 1990’lardan beri çok sık karşımıza çıkan ve son yıllarda da popülaritesini artıran şirket yönetimi ile ilgili önemli bir iş kararıdır. Yaygın olan kanıya göre, işletmelerin dış kaynak kullanımına gitmeleri sadece maliyet endişelerine bağlanır, ancak dış kaynak kullanımının nedenlerini sadece maliyet avantajları ile sınırlamak son derece kısır bir görüşü ifade eder.
Neden Dış Kaynak Kullanmalı?
Genel olarak ifade edilmek istenirse dış kaynak kullanımı, bir şirketin temel yetkinliklerine odaklanıp, bu yetkinlikler dışındaki diğer konularda konusunda uzman başka şirketlerden hizmet almasıdır. Diğer bir tanımla da dış kaynak kullanımı, bir şirketin ikincil faaliyetlerini dışarıdan bir firmaya delege etmesidir. Günümüzün piyasa şartları, hızla gelişen ve küreselleşen ekonomiler şirketlerin rakiplerinden önce harekete geçmesini gerektirmektedir. Şirketlerin hızlı olmak, yaratıcı düşünmek, değişen koşullara ayak uydurmak ve sürekli işlerine yoğunlaşmak zorunda olmaları ile birlikte zaman ve efor kaybettiren, maliyet yüklerini artıran, üstelik ana faaliyet alanlarının yani uzmanlık alanlarının dışında kalan işlerden uzaklaşmak istemeleri dış kaynak kullanımına olan talebi artırmıştır.

Devamını oku...

Beklenilmeyen, önceden sezilemeyen ve işletmeleri zor durumda bırakan gerilim durumlarına genel olarak kriz denir. Krizin en önemli göstergesi, işletmelerin karar mekanizmalarının ve rasyonel süreçlerinin yetersiz hale gelmesidir.
Kriz Yönetimi
Yunanca’da “karar” anlamına gelen “kriz” olgusu, “bir kuruluşun bütününü-bütünlüğünü etkileme potansiyeli olan herhangi bir olay” olarak tanımlanır (Mitroff, 1993). Kriz tüm sistemi etkileyerek, yönetim ile ilgili temel varsayımları çökerten sonuçlar doğurur. En önemli sorun alanlarından birisi şüphesiz yönetim ve organizasyondur. Yönetsel ve örgütsel açıdan krizler, işletmelerde örgüt içi iletişimi bozar, yetkiyi merkezi hale getirir, örgütsel değişimi geciktirir, karar süreçlerini bozar, personelde psikolojik ve fizyolojik çöküntü meydana getirir, kararların kalitesini bozar.

Devamını oku...

Günümüz Türkiyesinde 'Kurumsallaşma', neredeyse her KOBİ'de, her düzeyde konuşulan bir konudur. Fakat en büyük problem, kimsede yeterli bilgi bulunmamasıdır.

Patron;
  • İşlerin istediği hız ve/veya kalitede yürümediğinden,
  • Öz çocuğu gibi büyüttüğü firmasını kimsenin kendisi gibi düşünmediğinden,
  • Bir bilgisayarı (taşıtı, masası vb.) olmadığı zamanlardan firmayı nerelere getirdiğinden, fakat kimsenin kıymet bilmediğinden
  • Kendi çocuklarının işleri devralmak istemediğinden ya da işten anlamadığından
dert yanar.
Kurumsallaşmaya Yaklaşım ve Metot

Çalışanlar ise;

Devamını oku...

İş planı yapılarak kurulmuş firma sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Özellikle ülkemizde son zamanlarda kurulan firmaların büyük çoğunluğu aile şirketleridir.
Kurumsallaşma Zorunlu mudur?
Cesur bir girişimcinin, kısıtlı bir sermaye ile kendi beden gücünü de katarak kurduğu; tek kişi veya onun ortağı ile birlikte başlayan, daha sonra aile üyelerinin de katıldığı ve plansız olarak (şartlar gerektirdikçe) büyüme gerçekleştirmiş bir yapıdadır.

Devamını oku...

Ülkemizdeki aile şirketlerinin sadece %5'inin dördüncü kuşağa kadar yaşadığı acı bir gerçek. En büyük nedenler ise:
  • Yeni neslin işi sevmemesi ya da işin başına geçmek istememesi,
  • Aile anayasası hazırlanmaması,
  • Planlama ve finansman yönetiminde eksik ve yanlışlar,
  • Ülkede ve dünyadaki ekonomik krizlerde yanlış adımlar atılması.
Kurumsallaşma Nedir?
Yukarıdaki sorunların hepsinin çözümünü kapsayan bir terimdir kurumsallaşma..

Devamını oku...

Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.
- Herakleitos (M.Ö. 535 - 475)