Kablolamaya gerek kalmadan, mevcut elektrik şebekesini kullanarak, ağ oluşturabilirsiniz!
Yeni ticaret kanununa göre her firma elektronik imzalı belge hazırlamak zorunda. Gecikmeyin!
Bir masaüstü bilgisayarı birden fazla kişi kullansın, demirbaş maliyetiniz kolayca düşsün..
SEO çözümlerimizle sitenizin mümkün olan en üst sırada yer alacağını garanti altına alalım.
CMS çözümlerimizle web sitenizi proje yönetimi ve iş programı denetimi için kullanabilirsiniz.
Telefon santraline ve telefonlara servet harcamayın. En ekonomik çözüm, daha duymadığınız.
RSS ile sitenizdeki yenilikler ziyaretçileri kolayca bulur, cep telefonundan bile okunabilir.
İş planı yapılarak kurulmuş firma sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Özellikle ülkemizde son zamanlarda kurulan firmaların büyük çoğunluğu aile şirketleridir.

Cesur bir girişimcinin, kısıtlı bir sermaye ile kendi beden gücünü de katarak kurduğu; tek kişi veya onun ortağı ile birlikte başlayan, daha sonra aile üyelerinin de katıldığı ve plansız olarak (şartlar gerektirdikçe) büyüme gerçekleştirmiş bir yapıdadır.
İşletmenin bir canlı olduğunu unutmayıp, dengesiz büyüdüğünü göz önüne aldığımızda, güçlü bir yapı yerine hantal bir oluşum elde edileceği açıktır. Kurumsallaşma, bu durumda büyümeyi dengeleyeceği gibi, gerekli-gereksiz büyüme ayrımını yapabilmeyi sağlayacak altyapıyı getirmeli ve yöneticilerin görüş alanını mümkün olduğunca büyütmelidir.
Kurumsallaşma, işletmenin büyümeye başladığı noktada oluşmaya başlaması gereken bir olgudur. Bu noktaya gelmemiş işletmelerin kurumsallaşma çabası göstermesi gerekmeyebilir. Çünkü kurumsallaşma, belirli bir bürokrasi ve iş yükünü kendi yapısını sürdürmek için zorunlu kılar. Büyük işletmelerde bu kendi başına küçük bir alan kaplayacağından rahatsızlık oluşturmaz, aksine büyüklüğü korumak için gereklidir. Ancak çok küçük işletmeleri bu bürokrasi ve iş yükü, işin esası olan işlemlerden daha fazla meşgul ederse işletmenin pratikliği azalır, hantallaşır. O halde kurumsallaşmanın gerekliliği, bizzat işletmenin kendi durumuna bağlıdır.

Cesur bir girişimcinin, kısıtlı bir sermaye ile kendi beden gücünü de katarak kurduğu; tek kişi veya onun ortağı ile birlikte başlayan, daha sonra aile üyelerinin de katıldığı ve plansız olarak (şartlar gerektirdikçe) büyüme gerçekleştirmiş bir yapıdadır.
İşletmenin bir canlı olduğunu unutmayıp, dengesiz büyüdüğünü göz önüne aldığımızda, güçlü bir yapı yerine hantal bir oluşum elde edileceği açıktır. Kurumsallaşma, bu durumda büyümeyi dengeleyeceği gibi, gerekli-gereksiz büyüme ayrımını yapabilmeyi sağlayacak altyapıyı getirmeli ve yöneticilerin görüş alanını mümkün olduğunca büyütmelidir.
Kurumsallaşma, işletmenin büyümeye başladığı noktada oluşmaya başlaması gereken bir olgudur. Bu noktaya gelmemiş işletmelerin kurumsallaşma çabası göstermesi gerekmeyebilir. Çünkü kurumsallaşma, belirli bir bürokrasi ve iş yükünü kendi yapısını sürdürmek için zorunlu kılar. Büyük işletmelerde bu kendi başına küçük bir alan kaplayacağından rahatsızlık oluşturmaz, aksine büyüklüğü korumak için gereklidir. Ancak çok küçük işletmeleri bu bürokrasi ve iş yükü, işin esası olan işlemlerden daha fazla meşgul ederse işletmenin pratikliği azalır, hantallaşır. O halde kurumsallaşmanın gerekliliği, bizzat işletmenin kendi durumuna bağlıdır.

