Telefon santraline ve telefonlara servet harcamayın. En ekonomik çözüm, daha duymadığınız.
Kablolamaya gerek kalmadan, mevcut elektrik şebekesini kullanarak, ağ oluşturabilirsiniz!
Yeni ticaret kanununa göre her firma elektronik imzalı belge hazırlamak zorunda. Gecikmeyin!
SEO çözümlerimizle sitenizin mümkün olan en üst sırada yer alacağını garanti altına alalım.
RSS ile sitenizdeki yenilikler ziyaretçileri kolayca bulur, cep telefonundan bile okunabilir.
Bir masaüstü bilgisayarı birden fazla kişi kullansın, demirbaş maliyetiniz kolayca düşsün..
CMS çözümlerimizle web sitenizi proje yönetimi ve iş programı denetimi için kullanabilirsiniz.
Ürün, piyasadaki herhangi bir talebi karşılayabilecek herşeye denebilir. Sözlük tanımı "doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul" olduğu kadar "bir tutum ve davranışın ortaya çıkardığı şey" olarak da kabul edilmektedir. Buradan çıkarılacak sonuç şu olmalıdır: Ürün sadece makine ya da el emeğinden oluşan somut bir varlık değil, aynı zamanda bir tarz ve düşünce sonucu ortaya çıkan, canlı ve değişen bir varlıktır.

Her canlı varlığın bir adı olduğu gözönüne alındığında, üretilen bir hizmet ya da malın, kısaca ürünün, adı olmaması düşünülemez. Bu mantık dizisi bizi "Marka" kavramına getirir.
Pazarların üretici pazar olduğu, tüketimin üretimce yönlendirildiği zamanlarda, üreticiler mallarını sadece fiziksel şeyler olarak algılamışlardır. Bu bağlamda mal ile marka arasındaki farklılık ilkel pazarlar ile günümüzdeki pazarlar arasında ki farklılık ile de açıklanabilir. İlkel Pazar döneminde bir ürün sadece fiziksel ve işlevsel özelliği ile değerlendirilmekteydi. Daha sonraları pazarın gelişmesi ile birlikte üreticiler de güçlenerek, ürünlerini markalama sürecini başlatarak, marka adı ve logolarla ürünlerin farklılaştırılmasını temel bir araç haline getirdiler. Bu gelişmelerle birlikte ürünlerin korunması adına hukuksal düzenlemeler getirildi, böylece “marka” üreticiler açısından yasal bir araç haline dönüştü. Böylece markanın taklitlerine karşı korunması da sağlanmış oldu.
Marka için atfedilen 1000’in üzerindeki tanımlama üzerinden yapılan bir araştırmada markaya ait 12 temel tema ortaya konmuştur. Bunları sıralarsak; yasal araç, logo, kurum, kısa tanım, risk düşürücü, kimlik sistemi, imaj, değer sistemi, kişilik, ilişki, eklenen değer, evrim geçiren şey.
Marka deyip geçmemek gerekir. Yurtiçinde ya da yurtdışında marka olabilmiş, ürününü tanınmış ve güvenilir bir marka haline getirmiş irili ufaklı tüm firmalar, kendilerinden kat kat fazla üretim hacmi ve istihdamı olan ama markalaşamamış firmalardan çok daha yüksek kar marjları elde edip, sadece markaları üzerinden büyük bir artı değer yaratmış oluyorlar. Bu farkı yaratan şey ise, kalite ve güvenilirlik konularında kendini ispatlamış bir marka yaratabilmekte yatıyor.
Markalaşmanın kelime olarak çıkış noktası (branding), İngiliz köylülerinin hayvanlarını ayırdedebilmek için sıcak damga ile (brand) damgalamasıdır. Daha sonraları üreticiler, özellikle mücevherciler, ürünlerinin üzerine belirleyici bazı işaretler koymaya başladılar. Bugünkü anlamı ile markalaşma ise sanayi devrimi ile oluşmuştur ve Coca Cola (1886), Maxwell House (1873) ve Levi's(1873) bu alanda öncü sayılırlar.
Markalaşmanın en temel iki amacı vardır:
1. Sunduğunuz ürün ya da hizmeti, doğrudan rakibiniz olan ya da olmayan benzer ürün ve hizmetlerden farklılaştırarak, ona pozitif bir anlam ve değer katacak bir mesaj ile birlikte hedef kitlenizin beynine kazımak.
2. Sunduğunuz ürün ya da hizmete kattığınız rasyonel ve/veya irrasyonel değer ile, hedef kitlenizin fiyat duyarlılığını azaltmak ve fiyat rekabetinden uzaklaşarak satışlarınızı olabildiğince kârlı bir hale getirmek.
Sonuç olarak markalaşma, ürününüzü ve hizmetinizi farklılaştırır, ona değer katar, rekabet gücü kazandırır ve işinizi daha kârlı bir hale getirmenize yardımcı olur.

Her canlı varlığın bir adı olduğu gözönüne alındığında, üretilen bir hizmet ya da malın, kısaca ürünün, adı olmaması düşünülemez. Bu mantık dizisi bizi "Marka" kavramına getirir.
Pazarların üretici pazar olduğu, tüketimin üretimce yönlendirildiği zamanlarda, üreticiler mallarını sadece fiziksel şeyler olarak algılamışlardır. Bu bağlamda mal ile marka arasındaki farklılık ilkel pazarlar ile günümüzdeki pazarlar arasında ki farklılık ile de açıklanabilir. İlkel Pazar döneminde bir ürün sadece fiziksel ve işlevsel özelliği ile değerlendirilmekteydi. Daha sonraları pazarın gelişmesi ile birlikte üreticiler de güçlenerek, ürünlerini markalama sürecini başlatarak, marka adı ve logolarla ürünlerin farklılaştırılmasını temel bir araç haline getirdiler. Bu gelişmelerle birlikte ürünlerin korunması adına hukuksal düzenlemeler getirildi, böylece “marka” üreticiler açısından yasal bir araç haline dönüştü. Böylece markanın taklitlerine karşı korunması da sağlanmış oldu.
Marka için atfedilen 1000’in üzerindeki tanımlama üzerinden yapılan bir araştırmada markaya ait 12 temel tema ortaya konmuştur. Bunları sıralarsak; yasal araç, logo, kurum, kısa tanım, risk düşürücü, kimlik sistemi, imaj, değer sistemi, kişilik, ilişki, eklenen değer, evrim geçiren şey.
Marka deyip geçmemek gerekir. Yurtiçinde ya da yurtdışında marka olabilmiş, ürününü tanınmış ve güvenilir bir marka haline getirmiş irili ufaklı tüm firmalar, kendilerinden kat kat fazla üretim hacmi ve istihdamı olan ama markalaşamamış firmalardan çok daha yüksek kar marjları elde edip, sadece markaları üzerinden büyük bir artı değer yaratmış oluyorlar. Bu farkı yaratan şey ise, kalite ve güvenilirlik konularında kendini ispatlamış bir marka yaratabilmekte yatıyor.
Markalaşmanın kelime olarak çıkış noktası (branding), İngiliz köylülerinin hayvanlarını ayırdedebilmek için sıcak damga ile (brand) damgalamasıdır. Daha sonraları üreticiler, özellikle mücevherciler, ürünlerinin üzerine belirleyici bazı işaretler koymaya başladılar. Bugünkü anlamı ile markalaşma ise sanayi devrimi ile oluşmuştur ve Coca Cola (1886), Maxwell House (1873) ve Levi's(1873) bu alanda öncü sayılırlar.
Markalaşmanın en temel iki amacı vardır:
1. Sunduğunuz ürün ya da hizmeti, doğrudan rakibiniz olan ya da olmayan benzer ürün ve hizmetlerden farklılaştırarak, ona pozitif bir anlam ve değer katacak bir mesaj ile birlikte hedef kitlenizin beynine kazımak.
2. Sunduğunuz ürün ya da hizmete kattığınız rasyonel ve/veya irrasyonel değer ile, hedef kitlenizin fiyat duyarlılığını azaltmak ve fiyat rekabetinden uzaklaşarak satışlarınızı olabildiğince kârlı bir hale getirmek.
Sonuç olarak markalaşma, ürününüzü ve hizmetinizi farklılaştırır, ona değer katar, rekabet gücü kazandırır ve işinizi daha kârlı bir hale getirmenize yardımcı olur.

